KÖŞE YAZILARI

Yunanistan’da abuk subuk işler

Written by admin

2004 yılı sonları veya 2005 yılı başlarıydı. Rauf Denktaş Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesindeki son demleri yaşanıyordu. Duayen gazeteci Nur Batur Denktaş’ın hayatını yazıyordu ve biz Denktaş ile birlikteydik. Makam aracının ön koltuğunda oturuyordum.

Arabanın arka koltuğunda ise Denktaş ve Batur vardı.

Referandum’a veya Annan Planı’na Denktaş cephesinden “hayır çıktığı veya çıkacağı” biliniyordu. Zamanı şimdilerde tam kestiremiyorum.

İşte böyle bir atmosferde sokağın nabzı Denktaş aleyhineydi.

Siyah makam aracı Lefkoşa sokaklarında ilerlerken “Brüyoooo” şeklinde KKTCB plakalı araca laf atmalara tanık olmuştum.

O gün içimde birçok şey koptu.

O gün bir “evetçi” olarak “bu kadarı da olmaz. Bu adam bunları hak etmiyor” diye düşündüm.

Hala ayni düşünceyi taşıyorum.

Denktaş nerede hata yapmıştı?

Hayırcı olmak suç muydu?

…Sorun “hayır” değildi aslında.

Sorun, toplumsal taleplere sert şekilde tepki koyan, kendi toplumunun haklarından çok Türkiye’nin haklarını savunan, bunlara ilave olarak kendi halkına sırtını döndüren bir lider görünümü verilmesinden başka bir şey değildi.

Gelelim Yunanistan’a.

Tam 4 yıl önceydi. Yunanistan’da Atina sokaklarının kaynadığı günlerdi ve ben o havayı orada koklama şansına sahip olmuştum. Sintagma, yani Anayasa Meydanı’nda festival havası vardı. Onlarca çadırda, yüzlerce eylemci hükümeti protesto ediyordu. Sokaklar polis kaynıyordu Yunanistan’da ve göz yaşartıcı bombalar atılıyordu.

Oysa direniş en sert şekilde sürüyordu.

Tüm gençler, iş bitimi sonrasında, sabahlara kadar, birlik ruhu içerisinde nöbetleşe bu festival alanı gibi eylem alanındaydı.

Pazar günü o festival alanının sesi duyuldu.

Syriza 300 sandalyeli mecliste 149 sandalyeye sahip oldu.

Seçim gecesi Yunanlı gazeteci dostum Nikolas Stelya’ya Kıbrıs Türk toplumu olarak alışkın olduğumuz milletvekili transferlerini sordum. Böyle bir olasılık Yunanistan için mümkün müydü? Syriza +2 vekil ile hükümet kuracak çoğunluğa eşit olabilirken, transfer ile sorun çözülebilir miydi?

Niko’nun söylediği oldukça basit ve de kısaydı “sistem değişik burada. Transfer işi zor”.

Şimdilerde o değişik sistemde dış dünya Syriza’yı beklerken Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s Yunanistan’ın kredi notunu negatif izlemeye aldığını açıkladı. Sırada Fitch ve Moody’s var. Hatta Troyka’dan sert yaklaşımlar bekleniyor.

Syriza’nın lideri Aleksis Tsipras ise ilk gün durduğu noktadan ödün vermiyor. Syriza hükümeti vakit kaybetmeden radikal kararlar almaya başladı. Eğitim müfredatı değişti. Üniversiteye giriş tek sınava indirildi. Tüm rektörler görevden alındı. Yunan Parlamentosu önündeki demir parmaklıklar da maziye karıştı. Hepsinden önemlisi solcu Tsipras, Cumhurbaşkanlığı için eski Başbakan Sağcı Kostas Karamanlis’e teklif götüreceğini açıkladı.

Değişim yavaş yavaş hissedilecek. Halk desteğini tüm olumsuzluklara rağmen sürdürdükçe. Syriza daha çok konuşulacak.

About the author

admin

Leave a Comment