KÖŞE YAZILARI

Değişen bir şey yok

Written by admin

Kıbrıs’ın güneyinden 1-2 gün önce şok bir haber geldi. Doğalgaz arama çalışmaları çerçevesinde Total şirketi rest çekti ve “burada işimize yarayacak bir doğal gaz yok” deyip vazgeçtiğini açıkladı. Üstelik bu tavır “bizim boşa harcayacak zerre vaktimiz yok” yaklaşımından başka bir şey değil.

Aklıma bu kez 2012 yılı geldi İskele’de yapılan şaşalı açılışı düşündüm. Bu açılış ile İskele Bölgesi’nde petrol arayışları başlamıştı. Piri Reis sözde sismik çalışma yapıyor. Peşinde ise askeri gemiler sözde Barbaros’u koruyor. Öte yandan İskele’den çoktan ümit kesildi. İşe yarar bir sonuç çıkmadığı ortada.

Tam 3 yıl önce yazdığım bir köşe yazısı aklıma geldi. Tarih 26.02.2013 ve konu ayni şekilde basit. O günkü saptamalarım bugün de oldukça geçerli  galiba.

AMAN PETROL
Şu sıralar İskele – Karpaz bölgesi petrolle anılır oldu. Vatandaş ise günün sonunda ne olacağını merak, kuşku, endişe ve heyecanla bekliyor. İşte böyle bir dönemde petrolün yarattığı eski bir hayal kırıklığı aklıma geldi. Ajda Pekkan’ın Petrol şarkısı 1980 yılında Türkiye’ye Eurovision şarkı yarışmasında unutulmayacak ve yıllarca acı izler bırakacak tecrübeyi yaşattı. Bu şarkıda petrolün önemine vurgu yapılıyordu. Üstelik şarkı Türkçe olmasına karşın tanıtım ismi Petr’Oil şeklinde lanse edilmişti. Dünya için enerjinin önemi ve toplumların bu ihtiyacı da şarkıda oryantalist ezgilerle dinleyici ve izleyicilerle buluşturulmuştu. Üstelik petrolün kaç aşığın kanına girdiği de bu şarkıda anlatılıyordu.

O yıllarda “Türkiye’nin dünya starı” olarak lanse edilen Ajda Pekkan, kıyafeti ve dansçıları hatta verilen gazla dünya listelerini darmadağın edecek diye düşünmüştü. Birçok kişiye göre ihtiyaç, toplumsal duyarlılık ve realite şarkıda birleştirilmişti.
Gazeteciler olarak süslü manşetler atmaya bayılırız. 12. Parsel, Afrodit Parseli, G Noktası ile ilgili yaygara yaptık. “Afrodit ve G Noktası” üzerine makaleler yazdık. Hatta “Akdeniz Isınıyor”, “Savaş Nedeni” gibi başlıkları da okuyucularla buluşturduk. Bakanlar Kurulu’nun bilmediği, Akdeniz için Türkiye-KKTC ortaklığında imzalanan ve Cumhurbaşkanımızın imza koyduğu protokol de tartışma yarattı.

Şimdi ise sondaja gün sayıyoruz. Ben mi kaçırdım Piri Reis’in yaptığı aramaların sonuçlarını?

Yoksa sonuçlardan kayda değer, çalışma yapmaya değecek bir veri bulunamadı mı?

Piri Reis’in misilleme çalışmaları olduğu da birçok farklı kesimden gelen açıklamalar arasındaydı.

Yani Rum kazıya başlayınca Türk boş durmaz, meydanı Rum’a boş bırakmaz anlayışı yine mi devredeydi?

Tam anlamı ile ben böyle düşünüyorum.
İşte bu noktada “karadaki arama, kısasa kısas şeklindeki aramalar mı?” sorusu kafamı kurcalıyor.

Yapılacak dünya kadar masraf gerçekten bir petrol arama işlemi mi?

Umarım benim endişem yalnızca benim paranoyaklığım olarak kalır.

Umarım yalnızca bir şarkı yarışmasının siyasi çekişmesi ve duygusal Türk Halkı’nın kırgınlığı çok daha büyük bir hüsrana dönüşmez.
“Aman petrol, canım petrol
Artık sana sana muhtacım petrol
Elinde petrol, sonunda petrol
Artık dizginlerim senin elinde petrol”

About the author

admin

Leave a Comment