KÖŞE YAZILARI

Bilgi kirliliği ve örgütlerimiz

Written by admin

Kafanızı pencereden dışarı çıkarsanız ve “başkan” diye bağırsanız en az 20 kişi bakacaktır.

“Müdür” diye bağırsanız bir o kadar kişinin daha bakacağını garanti edebilirim.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bir başkanlar ve müdürler cumhuriyeti konumuna gelmiş durumda.  Üstelik müdür olmanın veya başkan olmanın çok zor olmadığı bir ülkede yaşıyoruz.

Ülkede sivil toplum kuruluşlarının sayısının ne kadar olduğunu bilmiyorum. İçişleri Bakanlığı veya kaymakamlık yetkilileri bile bu sayıyı tam olarak açıklayamaz bize.

Onlarca spor kulübü, yüzlerce dernek var. Bunlara ilave şirket ve devletteki müdürleri de ortaya koyduğumuzda, erden çok komutanın olduğu bir sivil yaşamda yaşıyoruz.

Ülkede börtü böcek derneklerinden tutun, teknolojik derneklere kadar çok sayıda naylon kuruluşun olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Oysa sivil toplumun yurt dışında bulunduğu örgütlü yapısını, kurumsallığını görünce kıskanmamak elde değil.

***

Çok örgütlü olduğu söylenen, adeta para içinde yüzen sivil toplum kuruluşlarının veya sendikaların bile çoğu zaman esas misyonlarının ötesine geçtiğini görüyoruz.

Özellikle muhalefet yapmak adına çalışma yürüten, her şeye karşı olan örgütlerimiz var. Sabah ofislerine gittikleri zaman bu zatlar, “bugün nasıl bir basın bildirisi geçsek” şeklinde kafa patlatıp gün bitimine kadar 3-5 basın bildirisi bile hazırlıyorlar. Bir gazeteci olarak bir çok basın bildirisinde tek amacın, basında yer etmek olduğunu fark ediyorum. Hal böyle olunca bu STK’ların kendi iş alanları dışında yaptıkları açıklamaları yayınlama konusunda ise yine çok daha fazla seçici olmamız gerektiğine inanıyorum. Toplum sorunlarına duyarlılık bir yana, her şeye duyarlı olmak ve resmi açıklama yapmak bilgi ve yorum kirliliğinden başka bir şey değildir.

***

Hani naylon örgütlerden de bahsetmişken tek kişilik dernekleri de mercek altına almak lazım. Yıllardır ayni örgütün ayni başkanın demeçlerini duymaya alışmadınız mı? Hatta ayni ismin birkaç örgüte bile başkanlık yaptığını, bu örgütlerde başka kimsenin bulunmadığını da fark ediyoruz kimi zamanlarda.

Bir de naylon örgütleri bir araya toplayan yada topladığını iddia eden konfederasyonlar veya inisiyatifler de var Kıbrıs’ın kuzeyinde. Genel kurula gitmeyen, faaliyet raporu olmayan, tek yaşam nedeni basına bildiri geçmek olan dernekler, birlikler o kadar çok ki.

Onlar ne zaman arasanız, ne zaman bilgi isteseniz anına hazırdırlar. Medyatik olmak işte böyle bir şeydir onlar için.

Hatta hafta sonları gazetecilerin ajans kaynaklı daha kıt haberleri olduğu bilincinde olan bazı uyanıkların ise özellikle basın bildirilerin ya Cumartesi günü yada Pazar günü geçtiğini görüyoruz. Bu da haber ayağında bültenlerini hafta sonlarına bırakan sivil toplum kuruluşlarını da görüyoruz benim ülkemde.

About the author

admin

Leave a Comment